KENDİNİ İFADE ETMEK

Main Article Content

Melike Yürekli

Abstract

İnsanoğlu yaratılışından itibaren içgüdüsel olarak gördükleri, düşündükleri, hissettiklerini anlatma ve kendini ifade etme isteği duymuştur. Bu ifade etme isteği tarih öncesinde mağaralara çevrede görülenlerin resmedilmesiyle başlamış iletişim içinde olmanın zorunluluğu ile şu anki dilimizi oluşturmuştur.


Kimimiz dili çok iyi kullanıp kendini harika şekilde ifade edebiliyor, çevresindeki insanlara fikirlerini, memnuniyetlerini ya da şikâyetlerini dile getirebiliyor. Kimimiz ise dili iyi kullandığını zannederek çok şey dile getirip içi boş konuşabiliyor. Önemli olan çok konuşmak değil, kendimizi anlamlı ve içi dolu konuşarak karşı tarafa ifade etmektir. Kimimiz ise tam tersi şekilde dünyadaki, çevresindeki her şeye sessiz kalabiliyor. İçinde fırtınalar kopup, kafasında filler tepişirken bile tek kelime etmiyor. Edemez demiyorum; çünkü balık için yüzmek neyse insan için düşüncelerini dile getirmek aynı şeydir. İşte bu anda akıllara “yaşamak ve var olmak” ikilemi geliyor. Dünya üzerinde nefes alabilen her insan var olmak maddesini yerine getiriyor, kimsenin buna itirazı yok. Peki, kaçımız yaşıyor? Kendi özgürlüğümüzde, kendimiz okuyup yazarak oluşturduğumuz fikirlerle, birbirimize karşı saygı ve sevgiyle kaçımız yaşıyor?  Tabii ki ailelerimizin bizlere aktardığı düşüncelerle, öğrettiği bilgilerle bu günlerimize gelebiliyoruz; ama kaçımız zamanla kendi benliğiyle ve düşünceleriyle birey olabiliyor? Kaçımız ailelerimizin doğru kararlarını sonuna kadar destekleyip yanlışlarını da eleştirerek kendi benliğini ortaya koyabiliyor?


Etrafımız sürekli kitap okunmamasından, düzgün Türkçe konuşulmamasından şikâyetçi insanlarla dolu. Peki, bu insanların %80’i bu durumu düzeltmek için ne yapıyor? Gelecek için herkes bu kadar kaygılıyken şuanı yaşamayı unutuyor. İlerde kitap okuyacak kimse kalmayacak demek yerine çocuklarına, torunlarına kitaplara dokunmayı, kitap sayfalarını koklatmayı, kalemden kâğıttan korkmamayı aksine orada bambaşka bir hayal dünyası olduğunu öğretseler birkaç yıl içinde ne kadar çok şeyin değiştiğine kendileri bile inanamazlar. Asosyal bir dünyaya göz açan, sussun diye önüne tablet bilgisayar atılarak, kimseyle iki laf etmeden, akrabalarını bile tanımayarak büyütülen, hayatın sadece filmlerden ve oyunlardan ibaret olduğunu düşünen kendini ifade etmeyi öğrenemeden kocaman olan bir nesil. Kitap kokusunu içine çekse dünya için çok güzel şeyler yapabilecek küçücük, bilgiye aç beyinler…


Çevresindeki olayların doğru mu yanlış mı olduğunu ayırt edemeyen gençlere hiçbir zaman hiçbir milletin ihtiyacı yok. Bizlerin, dilini kullanabilen, duygu düşüncelerini dile getirebilen, fikirlerini düşünüp tartabilen, hakkını savunabilen ve en önemlisi bunları yapabilecek özgürlüğü kendi içinde bulabilen bir nesle ihtiyacımız var. Bildiklerimizi, düşündüklerimizi kendimizde kilitli tutmak yerine en azından çevremizdekilere doğru şekilde dilimizi kullanarak hem kendi hem de başka insanların hayatlarını daha anlamlı kılabiliriz. Unutmayalım ki küçük bir kıvılcım büyük yangınlara sebep olabilir.

Downloads

Download data is not yet available.

Article Details

How to Cite
[1]
Yürekli, M. 2019. KENDİNİ İFADE ETMEK. Journal of English Language and Literature Club. 1, 1 (Jan. 2019), 1-2.
Section
Articles