POPÜLER KÜLTÜR TESİRİNDE EDEBİYAT

Main Article Content

Sena Kayadelen

Abstract

Toplumda birçok kişiden iyi bir okuyucu olduklarını ve çok kitap okuduklarını duyabiliriz. Ancak çok kitap okuyan kişilere, edebiyatın o kişiler tarafından sevildiği anlamı yüklemek çok doğru olmayabilir. Genel bir perspektif çerçevesinde ne okuduğumuzu hiç düşündünüz mü? Toplumun bize yansıtmış olduğu reklamlar mı belirliyor okuduğumuzu yoksa bizler ayrım gözetmeksizin her eseri aynı hevesle okuyor muyuz?


Popüler kültür, geçmişten günümüze hemen her dönemde karşımıza değişik şekillerde çıkmıştır. Bu durumun bir parçası olarak edebiyat da popüler kültürden etkilenmiştir ve etkilenmeye de devam etmektedir. Bu etkileniş kimi eserlerin lehine olmuş olsa dahi bazı eserlerin de hak ettiği değeri görmemesini beraberinde getirmiştir. Sabahattin Ali’nin adı geçtiğinde akıllarda ilk canlanan eser Kürk Mantolu Madonna’dır. Hatta hemen hemen birçok kişi Sabahattin Ali’nin ismini belki bu eser vasıtasıyla duymuştur. Diğer bir örneği Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar isimli eserinden de verebiliriz. Yahut Türk edebiyatı dışına çıkarsak Antoine de Saint-Exupéry tarafından 1943 yılında yayımlanmış olan Küçük Prens isimli çocuk masalı da bu örnekleri çoğaltmamıza yardımcı olur. Ancak bu değerli yazarların okumaya değer eserleri bunlarla sınırlı değildir elbette. Sabahattin Ali ismi geçtiğinde İçimizdeki Şeytan, Kuyucaklı Yusuf, Yeni Dünya gibi eserler hakkında yorum yapamıyor ya da bu eserlerin yanında Sabahattin Ali’nin aynı zamanda bir şair olduğunu anımsayamıyorsak bu noktada edebi noksanlığımız devreye giriyor demektir.


Diğer örneklerden gitmek gerekirse Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken, Tehlikeli Oyunlar isimli eserleri de muhakkak belirli bir zümre tarafından bilinen ancak Tutunamayanlar kadar “popüler” sayılamayan eserlerindendir. Elbette bunun büyük nedenlerinden biri, eserin UNESCO tarafından 20. Yüzyıl Türk Edebiyatı’nın en seçkin eseri kabul edilmiş olmasıdır. Ancak günümüz doğrultusunda bakıldığında diğer önemli nedeni ise televizyonlarda yayınlanan Leyla ile Mecnun isimli dizide karakterlerden birisinin sevdiğine bu kitabı okuması olmuştur.


Peki ya Küçük Prens’in kaç yılında yayımlandığını hiç merak etmiş miydiniz? Tam tamına 75 yıl önce bir masal kitabı olarak yayımlanmış olan eser günümüzde çocuklardan ziyade yetişkinlerin başucunda yerini aldı bile. Gitmiş olduğunuz birçok kitapçıda Küçük Prensli defter, çanta ya da kalemlik bulabilirsiniz. Hatta dikkatli bir gözlemle bu örneklerin arttığını da görebilirsiniz. Aslına bakarsanız direkt olarak bunların edebiyatımızı olumsuz etkilediğini savunmak bizleri büyük bir yanılgıya itebilir. Okuma yazma oranının ne yazık ki düşük olması sebebiyle ister popüler kültür vasıtasıyla ister de bir rastlantı sonucu ya da bilinçli şekilde okumak her zaman bireyi ileri taşır. Okumak nereden gelirse gelsin okumaktır. Ne okuduğumuzun, neden okuduğumuzun ve hangi vasıtayla okuduğumuzun bir yere kadar değeri vardır. Sonunda okunmuş olan her şey bireyi eskiye nazaran ileri taşır. Okumanın tarzı, tipi, modası, güzelliği yoktur. Okumak okumaktır.


Keşke toplum olarak yalnızca reklamları yapılmış, birçok kişinin dillerinden düşürmediği eserleri değil de ayrım gözetmeksizin her yazılanı okumak istesek.


Gündemi, yalnızca popüler kültürün belirlemediği ve okuduğumuz hiçbir eserin bize yetmemesi dileğiyle.

Downloads

Download data is not yet available.

Article Details

How to Cite
[1]
Kayadelen, S. 2019. POPÜLER KÜLTÜR TESİRİNDE EDEBİYAT. Journal of English Language and Literature Club. 1, 1 (Jan. 2019), 139-140.
Section
Articles